En Son Haberler



Ahmet ACAR

info@agemder.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

Böbrek Taşlarına Mineralajik Açıdan Bakış

Böbrek taşı hastalıkları, ülkemizdeki en yaygın sağlık problemlerinden biri olup, oluşum nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber, beslenme alışkanlıkları, az sıvı alımı, genetik faktörler, bazı ilaçlar ve hastalıkların; bunların oluşumuna sebebiyet veren faktörler olarak sıralanmaktadır.

Böbrekler bel kemiğinin iki yanında, kaburgaların hemen altında yer alan, yumruk büyüklüğünde, fasulyeye benzeyen bir çift organdır. Başlıca işlevleri kanın fazla suyunu ve artık maddelerini süzmektir. Bu maddeler idrar şeklinde üreter denilen kanallarla böbrekten mesaneye aktarılır ve buradan da üretra yolu ile dışarıya atılır.

Böbrekler aynı zamanda, kemiklerde kırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçiren eritropoetin; kan basıncını düzenleyen renin ve sağlıklı kemikleşme için gerekli olan D vitamini gibi üç önemli hormonu da üretirler.

 

Böbrek Taşı Nedir? Nasıl Oluşur? Kaç Türlüdür?

Henüz tamamen anlaşılamamış bazı sebeplerle normal idrarın içeriğinde bulunan özellikle ürik asit ve kalsiyum gibi maddeler kristalleşerek böbrek içinde böbrek taşlarını oluştururlar. Dünyadaki bütün taşlarda olduğu gibi bu taşların da bir mineralojik bileşimleri vardır. Tıbbi adı Nefrolitiazis’dir. Oluşan bu taşlar golf topu kadar büyük olabileceği gibi kum tanesi kadar küçükte olabilirler. Düzgün yuvarlak, sivri, asimetrik vs. çeşitli şekillerde olabilirler. Çoğu taş sarı-kahverengi renklerdedir. Ancak kimyasal ve mineralojik bileşimine göre bronz rengi, altuni veya siyah renkli taşlar da olabilir. Bazı taşlar hiç belirti vermeden böbrekte kalabilirler. Bazıları ise üreterler, mesane ve üretra boyunca yer değiştirirler ve idrarla dışarı atılabilirler. Çok küçük parçacıklar rahatsızlık vermeden düşer. Ancak büyümüş taşlar idrar kanallarını tıkayarak, kasıklara doğru yayılan şiddetli bel ağrısı, bulantı ve kusma yaparlar. Bazende idrar geçişini önleyebilen tehlikeli tıkanıklıklar oluşturabilirler. Oldukça sık görülen bir hastalıktır. Erkeklerin % 10-15 i, kadınların ise ortalama % 5 inde görülür. İlk olarak genellikle 20-30 yaşlarında ortaya çıkar. Özellikle erkeklerde bir kez taş oluşmuş erkeklerin 2/3 ünde ortalama 9 yıl içinde taşların tekrar oluştuğu kayıtlara geçmiştir.

 

Böbrek taşını oluşturan sebepler kesin olarak bilinmemektedir. Bazı araştırmacılara göre, içilen suyun çok fazla sert (kalsiyum sulfat içeriği fazla) veya çok fazla yumuşak (sodyum karbonat içeriği fazla) olmasının etki edebileceğini gibi aşırı alkol tüketimi ve gut hastalığı da aşırı taş oluşumuna sebep olabilmektedir. Bazı araştırmacılar ise aşırı sıvı kaybına neden olan sıcak iklimlerde böbrek taşına daha sık rastlandığını, bir başka grup birtakım özel yiyeceklerin böbrek taşına neden olduğunu iddia etmektedir. Taş hastalığı vücut kimyasındaki değişiklikler sonucu oluşur. Kalsiyum, sodyum, ürik asitte artma, sitrat, magnezyum ve günlük sıvı alımında azalma gibi. Atıkların çözünür halde rahatça dökülmesi için yeterli miktarda su içilmelidir. Atıkları çözünür hale getiren en önemli madde sitrattır. Yeterli limonata içilerek, taş oluşumunun önüne geçilebilir.

Taşların oluşumu ile ilgili iki teori öne çıkmaktadır:

Supersaturasyon teorisi (aşırı doygunluğa bağlı kristalleşme teorisi): En yaygın teoridir. Vücudun susuz kalmasına bağlı olarak idrar daki sıvı oranı ile çözünen katı maddeler arasında dengesizlik oluştuğuna inanılır. Bu çözünmüş artık maddeler ile aşırı yüklenen idrar bir noktada doygunluğa uğrar ve bu noktadan sonra artık maddeler yavaş yavaş birikerek kristalizasyona ve taş oluşumuna sebep olur. Bu nedenle taş oluşumunu engellemek için çok miktarda su içilmesi önerilir.

İnhibitörler: Normal idrar kristalleşmeyi engelleyen inhibitörleri içermektedir. Bir teoriye göre bazı kişilerde bu inhibitörler yeterli görevi yapamamakta, kristalleşmeyi ve dolayısıyla taş oluşumunu engelleyememektedir.

Böbrek Taşlarının Mineralojisi

Kalsiyum Taşları:  Tüm böbrek taşlarının yaklaşık % 70-80 i ya kalsiyum oksalat, veya kalsiyum fosfat ya da her ikisinin bileşiminden oluşur. Whewellite (CaC2O4.H2O), Weddellite (CaC2O4 2.25H2O) ve Dahllite [Ca5(PO4,CO3)3OH] önemli mineralleridir. Kalsiyum diş ve kemik sağlığında önemli rol oynar ve normal diyette bulunur. Kalsiyumun fazlası idrar yolu ile ile vücuttan uzaklaştırılır. Kalsiyum taşları hiperkalsiürili (idrarda aşırı kalsiyum bulunması) kişilerde oluşmaktadır.

Kalsiyum taşı oluşan hastaların % 40 ında sebebi bilinmeyen ailevi geçişli kalsiyum metabolizması bozukluğu vardır. Ender olarak da kalsiyum metabolizmasını harekete geçiren parotiroid hormonunu aşırı miktarlarda üreten paratiroid bezi tümörü sebep olmaktadır. Furasemid gibi diüretikler, kalsiyum bazlı antasitler ve steroidler de hiperkalsiüri ye neden olabilmektedir. Aynı zamanda bazı barsak hastalıkları, A ve D vitamininin çok yüksek miktarlarda alınması, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerin aşırı alınması da sebep olabilmektedir. Diyette B vitamininin çok az veya C vitamininin çok fazla olması ile kalsiyum oksalat taşlarının oluşumu arasında bir ilişki kurulmaktadır.

Ürik Asit Taşları: Mineralojik olarak Ürik Asit (C5H4N4O3) vücutta protein yıkımı sonucu normal olarak oluşur ve idrarla atılır. Ancak bazı kişilerde özellikle erkeklerde ürik asit böbreklerde ve eklem yerlerinde birikebilir. Eklemlerde ürik asit birikmesi ailevi geçişli olan gut hastalığında görülür. Böbreklerde birikmesi ile de ürik asit taşları oluşur.

Böbrek taşlarının % 5-23 ü (özellikle çoğunlukla erkeklerde olmak üzere) ürik asit taşlarıdır. Ürik asit taşlarında genetik faktörlerin de rol oynadığı öne sürülmektedir. Yüksek proteinli (özellikle et ürünleri fazla) diyet alanlarda ürik asit taşı oluşma olasılığı artmaktadır.

Struvite [(NH4)MgPO4·6H2O], , Biurea (C2H6N4O2), Xanthine (C5H4N4O2) ve Cholosterol (Safra Taşı) diğer böbrek taşı mineralleridir.

Enfeksiyon taşları: Tüm taşların yaklaşık % 20 sini oluştururlar. İdrardaki ürenin bakteriler tarafından bozulması ile asidikleşen idrarda oluşan amonyak ve magnezyumun kristalleşmesi enfeksiyon taşlarına neden olmaktadır. Üriner sistem enfeksiyonu geçirmeye daha yatkın olan kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır.

Sistin Taşları: Sistin minerali (L (-) Cystine [SCH2CH (NH2) COOH]2) sinir kas ve bazı dokuların yapı taşlarından olan aminoasitlerden biridir. Ender görülen ailevi bir hastalık olan sistinüri de böbrekler de sistin taşları oluşur. Tüm taşların % 1-2 sini oluşturmaktadır.

 

Analizleri Niçin Yapılır? Nasıl Yapılır? Nerede Yapılır?

            Değişik mineralojik bileşimdeki taşlarda farklı sebepler olabileceğinden, taşın laboratuvar analizi büyük önem arz eder. Burada amaç, laboratuvar analizlerinin sonucuna (taşın mineralojik bileşimine) göre ileride taşların yeniden oluşmasını engellemek veya geciktirmektir. Taşların analizinde birçok yöntem kullanılmakla birlikte ülkemizde madencilik ve yerbilimleri konusunda uzman kuruluş olan Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü Laboratuvarlarında XRD yöntemiyle böbrek taşlarının mineralojisinin belirlenmesine yönelik analizler gerçekleştirilmektedir. Söz konusu Laboratuvarlarda her türlü maden analizlerinin yanında böbrek taşlarının ve diğer mesane taşlarınının (safra taşları, v.s.) da analizleri yapılmaktadır.

Bu analiz yönteminde; toz hale getirilmiş böbrek taşları, laboratuvarda bulunan Cu tüplü Bruker D8 Advance ve Philips PW 1830 XRD analiz cihazları ile 2-40o aralığında çekimleri yapılarak analiz edilmektedirler.

MTA Laboratuvarlarında yaklaşık her ay Türkiye’nin her bölgesinden 200 - 300 civarında böbrek taşı analize gelmekte olup, analiz sonuçları kişilere elden yada istekleri doğrultusunda posta ve/veya e-posta yoluyla gönderilmektedir. Geçmiş yıllarda yapılan bir istatistik çalışmada yaklaşık 5 aylık bir zaman diliminde gelen toplam 829 adet böbrek taşı analiz sonuçlarının dağılımları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu oranlar yukarıda verilen oran sınırları içinde kalmaktadır.

 

 

Böbrek Taşı (Mineral adı ve kimyasal bileşimi)

Analiz Sayısı

Analiz Yüzdesi

Whewellite (CaC2O4.H2O)

474

57

Weddellite (CaC2O4 2.25H2O)

166

20

Dahllite [Ca5(PO4,CO3)3OH]

16

2

Ürik Asit (C5H4N4O3)

58

7

Struvite [(NH4)MgPO4·6H2O]

33

4

L (-) Cystine [SCH2CH (NH2) COOH]2

33

4

Dahllite [Ca5(PO4,CO3)3OH]

16

2

Biurea (C2H6N4O2)

8

1

Xanthine (C5H4N4O2)

8

1

Cholosterol (Safra Taşı)

33

4

 

 

 

 

 

 

Tedavi, taşın büyüklüğüne, taş oluşturan nedenlere, iltihap varlığına ve taşın tekrarlama olasılığına göre planlanır. Taş 4 mm nin altında ise onda dokuzu, 5–7 mm ise yarısı kendiliğinden düşer, 8 mm nin üzerindeki taşların kendiliğinden düşmesi çok zordur. Hastalara hareket ederek taşlarını düşürmeye çalışmaları önerilir. Düşen taşlarda taş analizi yaparak, taşın cinsi tayin edilir. Hasta idrarını bir pet şişeye yaparak taşı elde etmeye çalışır. Taş analizi, hastalığın nedenini ortaya koymak ve tekrar oluşmaması için alınması gereken tedbirler açısından faydalıdır.

            Böbrek taşı hastalarına analiz neticesine göre, doktorları tarafından önerilen ve bazı sağlık kuruluşlarının web sayfalarından derlenen tıbbi çözümler aşağıda kısaca özetlenmiştir:

“Hastalara birtakım diyet önerileri yapılabilir. Günde iki litre idrar çıkaracak kadar sıvı alınmalıdır. Sistin taşı olanlar biraz daha fazla sıvı almalıdırlar. Diyette kalsiyum kısıtlaması faydalı olmaz.

            Hipertansiyon tedavisinde kullanılan thiazid gurubu idrar sökücüler, idrardaki kalsiyum miktarını düşürürler. Thiazidlere cevap vermeyen hastalara kemiklere kalsiyum depolayan ortofosfatlar verilebilir. Hastalar doktor tavsiyesi olmadan süt ürünlerini azaltmamalıdırlar.

            Kanda ürik asit seviyesi yüksek hastalar günde en az 3 litre su içmeli ve 100 gramın altında et yemelidirler. Yemek sodası ve potasyum sitrat idrarı alkalileştirerek taşın erimesine yardımcı olur.

            İdrarda okzalat miktarını arttıran gıdalar alınıyorsa, B–6 vitamini verilir, sıvı alımı arttırılır, kalsiyum sitrat verilebilir.

            İdrarda sitrat miktarı düşükse, potasyum sitrat verilir. Narenciye ürünleri ve limonata da faydalıdır.

            Böbrek ağrısına aspirin, parasetamol ve ibuprofen türü ilaçlar etkisizdir. Şiddetli böbrek ağrısında Diklofenak sodyum (Diklomek amp), kontramal tablet veya dolantin, morfin verilebilir.”

           

Sonuçlar

 

            Taş hastaları, etkin tedavi edildikten sonra, 5 yıl içinde % 60 yeni taş geliştirirler. Çocukluk çağında taş hastalığı geçirenlerde tekrarlama olasılığı daha yüksektir. Alınması gereken önlemler taşın türüne, idrar ve kandaki risk faktörlerine ve hastanın taştan kurtulma azmine bağlıdır. Taşların yeniden gelişmesinin önüne geçmek veya en azından süreyi tekrarlama süresini uzatmak için, hastadan yaşam sitilini değiştirmesi, sıvı alımını arttırması ve diyet yapması istenir.

            Günde en az 4, en fazla 8 bardak doğal limondan yapılmış limonata en etkin korunma yöntemidir. Günde 100 gram altında et alınmali, tuz azaltılmalı ve okzalattan zengin çilek, çikolata, kuru yemiş gibi yiyecekler kısıtlanmalıdır. Süt ve süt ürünlerinde kısıtlanmaya gidilmez. Günde bir bardak süt ve bir bardak portakal suyu içilebilir.

Böbrek taşı rahatsızlığı çekenlerin düşürdükleri ve/veya aldırdıkları taşları mutlaka analiz ettirip doktoruna göstermelidir. Analiz ettirmenin en kolay yolu, Türkiye’nin neresinde olursanız olun, MTA Genel Müdürlüğü’nün web sayfasını ziyaret edip, gerekli bilgileri temin ettikten sonra, taşları MTA’ya göndermektir. Kuruma ulaşan taşlar en kısa zamanda analiz edilip sonuçları adresinize (fax, posta ve/veya e-posta ile) gönderilmektedir.

Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve uzun ömürler dilerim.

Selam ve dua ile.


 Okunma Sayısı : 19984

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 707688

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.