En Son Haberler



Salih TUNA

bilgi@agemder.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

Mezarına rakı dökeceğim!

Bu köşeciğin müdavimleri Kut'ül Amare ve Uceym Sadun Paşa'ya öteden beri vurgu yaptığımı bilirler.

Bir defasında, “Uceym Sadun Paşa kadar Şii, Selahaddin Eyyübi kadar Sünni'ydik. Metin Yüksel şehidimiz, Bahattin Yıldız dağlardaki kahramanımızdı.” (11 Eki m 2014, Yeni Şafak) demiştim. (Bahattin Abi ah bilsen ne kadar özledim seni!)

Mezhep savaşına aşerenlere karşı çıkanlar için Uceym Sadun Paşagerçekten de remz şahsiyetti.

Paralel örgüt deşifre edilmeden epey evvel, Emre Uslu'nun erken dönem mezhep savaşı PR'ı mesabesindeki bir yazısına, “Evladım sen kimin fitnesisin” (24 Ocak 2012, Yeni Şafak) başlıklı naçizane yazımızla cevap verirken de aynı remz şahsiyeti örnek vermiştim.

Demiştim ki: “Tamam, İran son zamanlarda maalesef sorumlu davranmıyor. Şiilikle 'Şiiciliği' karıştırıyor mesela.

Bu böyledir diye, Osmanlı'nın ahfadı olarak tarihi rolümüzü oynayarak İran'ı aklıselime davet etmek dururken, biz de mi 'mezhepçilik' yapacağız?

Ne olacak peki?

Milyonlarca Şii milyonlarca Sünni kapışacak, Nil'den Fırat'a kadar Müslüman kanı akacak da 'İsrail terör devleti'nden başka kimin gönlü olacak?

Mağfiretimiz için 'Ümmetim... Ümmetim...' diye yakaran gönüller gönlünün gönlü incinmeyecek mi?

Yarın rûzi mahşerde Rahmet Peygamberi(S.A.V)'nin hamd sancağının (livahul hamd) altında toplandığımızda ne diyeceğiz peki? 'Ya Resulallah, ümmetin olarak birbirimizi kestik, doğradık!..' mı diyeceğiz?

Mesele nedir?

Bizi birbirine düşüren etnik veya mezhep midir, yoksa kuklacıların emelleri mi?

Sahi, ehlisalibin fitnelerinden ne zaman kurtulacağız?

Kissinger'ın 11 Eylül saldırılarının hemen ardından, “Bundan sonra çatışma Müslümanların arasında olmalıdır...” şeklindeki açıklaması da mı aklımızı başımıza toplamaya yetmeyecek?

Uceym Sadun Paşa'ların yolundan mı gideceğiz, yoksa Şerif Hüseyin'lerin Lawrence'lerin yolundan mı?..”

Bugünkü yazı yolculuğumuzun serlevhasındaki rakı muhabbetine geçmeden evvel 15 Eylül 2011 tarihli yazımızdan şuncağızı iktibas edelim de tam olsun: Şerif Hüseyin'in ihanetini ilkokuldan itibaren ezbere biliyoruz da neden Mısır'daki AbdulazizÇaviş'i bilmiyoruz? Can pahasına duyulan sadakatten neden hiç haberimiz yok? Libya'dan Şeyh Sunisi'yi, Yemen'den İmam Yahya'yı, Cezayir'den Emir Abdulkadir'i, Tunus'tan Salih Şerif Tunusi'yi, Suriye'den Şekib Aslan'ı, Irak'tan Uceym Sadun Paşa'yı neden tanımıyoruz?”

Malumunuz, son günlerde Kut'ül Amare gündeme geldi. (Kut'ül Amare de her şeyden evvel Uceym Sadun Paşa'dır.)

Muhtemeldir ki, İngilizler rahatsız olmuşlardır. E kolay değil tabii, tarihleri boyunca en büyük hezimeti Kut'ül Amare'de yaşamışlardır.

İçimizdeki İngilizlerin” de rahatsız olmaları gayet doğaldır.

Hepsini anlıyoruz da “ulusalcı” kimi muhteremlere ne oluyor?

Tarihin Arka Odası adlı televizyon programında bundan iki yıl mukaddem geçen bir muhabbeti geçen gün yeniden pişirip servis ettiler.

Neymiş efendim, Kut'ül Amare zaferinin komutanlarından Halil Paşa mezarına rakı dökülmesini vasiyet etmiş.

Bir coşku bir coşku, olursa o kadar olur.

Dün de başları göğe ermişçesine “O vasiyet yerine getirildi” demezler mi?!

Derdiniz ne sizin muhteremler?

Rakı vasiyeti üzerinden kiminle, neyin hesabını görüyorsunuz?

İsteyen mezarına rakı dökülmesini ister, isteyen zemzem. Bizim felsefe hocamız Buud Hayri Bey de mezarı başında kaçak sigara içilsin isterdi.

Hülasa, arzular şelale; isteyen istediğini döker de içer de, kim ne karışır.

Gerçekten derdiniz ne?

Kut'ül Amare'nin Müslümanların zaferi olmasını mı içinize sindiremiyorsunuz, yoksa, İslam'a mugayir olan her şeye sarılmakla “laiklik” yaptığınızı mı sanıyorsunuz?

İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık yapmak laiklik değil gavurluktur ve gavurlarla savaşan Halil Paşa'dan size zerre ekmek çıkmaz.

Biz denklemi rakıdan şaraptan kurmuyoruz muhteremler.

Gavurdan yana mısın, karşı mısın; bizim yegâne denklemimiz budur!

Allah gecinden versin, şayet öldüğünüzde mezarınıza rakı dökülmesini isterseniz bizzat biz bile dökeriz.

Günahı varsa da boynumuza, canınız sağ olsun.

Siz yeter ki gavurun işbirlikçisi olmayın.


 Okunma Sayısı : 2079

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 699215

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.